hizmetlerimiz

çekici bir gülümsemeyle kalıcı etki yaratın...

ÇOCUK VE HAMİLELERDE DİŞ SAĞLIĞI

Diş hekimi ile çocuğun ilk tanışması için ağızda dişlerin varlığına ihtiyaç yoktur. Bu zamanlamadaki amaç çocuğun bilinçaltına henüz korkular yerleşmeden, muayeneyi öncelikle bir oyun sonrasında gereklilik haline getirebilmektir. Dolayısıyla diş hekimleri de öncelikle çocuklarımızın oyun arkadaşları olacaktır.

Dört ile altı aylık olan çocuklarımızın diş hekimleri ilk buluşmaları için uygun zaman gelmiş demektir. Diş çıkma dönemi yakınlaşan bu bebeklerimize uygun fırça-kaşıyıcı kombinasyonu ve jeller ile bu sürecin daha kolay atlatılması için tavsiyeler de bulunulur, ağız bakım alışkanlıklarının yerleşebilmesi için ilk bilgiler verilir. Sonrasında yapılacak olan düzenli hekim ziyaretleri ile asıl amacımız, SIFIR ÇÜRÜK yani olabilecek olan tüm diş ve diş eti rahatsızlıklarının hiç oluşmadan önüne geçilmesidir…
Ağız diş sağlığının temelleri çocukluk döneminde atılmaktadır. Süt dişlenme döneminde koruyucu yöntemler ve hekim muayenesi önemlidir çünkü süt dişleri, yerine gelecek sürekli dişler için rehber konumundadır. Çocukluk döneminde ise yeni sürmüş sürekli dişlerin korunması gerekmektedir. Gelecekte sağlıklı bireyler olmak için bakım ve koruma önemlidir.

Süt diş dizisi(20 adet) ve bunu izleyen karma diş dizisi, çocuğun büyümesinin en aktif olduğu dönemde gelişir. İlk süt dişi 6. ayda çıkmaya başlar. Değişik grup süt dişleri, dönem dönem düşer ve yerlerini kalıcı süt dişlerine bırakırlar. Bu durum, 12 yaşına kadar sürer. Bu süreçte, erken süt dişi kayıpları çene gelişimini etkileyerek, estetik ve konuşma bozukluklarına yol açabilir. Kalıcı dişlere uygulanan tüm tedaviler süt dişlerine de uygulanabilir.
Çürük sayısını azaltmaya yönelik bazı malzemeler günümüzde kullanılmaktadır, bunlardan birisi; "fissür örtücü" dediğimiz malzemedir. Diş çürükleri genellikle azı ve küçükazı dişlerinin, çiğneyici yüzlerinde bulunan "fissür" adı verilen oluklarda başlar. Bahsettiğimiz malzemeyle olukların üzeri kapatılıp, o bölgeye mikrop, yemek artığı vs. nin sızması engellenerek çürük başlaması önlenir. Bu işlem, 6 yaşından itibaren çıkan kalıcı azı ve küçükazı dişlerine de uygulanabilir.

Çürüğü engellemenin başka bir yolu da dişlerin çürüğe karşı direncini artırmaktır. Dişlere yüzeysel florür uygulanması suretiyle bu direnç kazandırılır.

Tedavi edilmeyen süt dişi çürükleri, ağrı, kötü koku, çiğneme zorluğu, beslenme bozukluğu ve çirkin görüntüye yol açar. Bu dönemdeki tedavi edilmeyen diş bozuklukları, ileride diş çarpıklığı, çene gelişiminde bozukluk ve genel sağlık problemlerine (romatizmadan kalp rahatsızlıklarına kadar) sebep olabilecektir. Dolayısıyla süt dişlerindeki çürükler, "nasıl olsa yerine yenileri gelecek" yanılgısına düşmeden tedavi edilmelidir.
Bebek 6-8 aylıkken, (yani ilk dişler ağızda göründüğünde) temizleme işlemi başlamalıdır. Sabah kahvaltısı sonrası ve gece yatmadan önce dişleri (en azından çiğneme yüzeylerini) temiz bir tülbent ya da gazlı bezi ıslatarak silmek, temizlemek yerinde olur.

Diş fırçası kullanımına ise çocuğun arka dişlerinin çıkmasından sonra (ortalama 2,5 - 3 yaşında) başlanması uygundur.

Okul öncesi çocuklarda diş fırçalama için bir teknik uygulatmak çok zordur. Bu yaşlarda önemli olan, çocuğa diş fırçalama alışkanlığı kazandırmaktır. Çocuklar diş fırçalarken çoğu zaman dişlerin görünen ya da kolay ulaşılan yüzlerini fırçalar. Oysa çürüklerin önlenmesi için dişlerin ara yüzleri ve çiğneyici yüzeylerini çok daha iyi temizlemek gerekir. Bu nedenle fırçalamadan sonra anne-babanın kontrolü yerinde olur.
Ortodonti çapraşık dişlerin düzeltilmesi, diş, çene ve yüzdeki uyumsuzlukların giderilmesi ile ilgilenen bir bilim dalıdır.

Dişlerdeki çapraşıklıkların düzeltilmesi ile; önemli bir estetik kazanım sağlandığı gibi, ağız ve diş sağlığına da pek çok katkıda bulunulur. Çapraşıklıkların giderilmesi ile bu bölgelerin daha kolay ve etkili temizlenmesi sağlanır, böylece çürük ve dişeti hastalıklarının önüne geçilmiş olur. Ayrıca dişlerin ve çenelerin birbiriyle kapanışları düzeleceği için daha sağlıklı çiğneme fonksiyonu kazanılır.
Hamilelikte ağzımız hormon seviyelerindeki ani artış sebebiyle dişeti iltihaplarına eğilimlidir. Eğer dişetlerindeki besin artıkları (plak) tam olarak temizlenemezse kolayca gingivitis (kırmızı, şişkin, kanamalı dişetleri) oluşabilir. Ciddi dişeti rahatsızlıkları olan hamile kadınlarda ise erken doğum ve düşük doğum ağırlıklı bebek riski vardır. Bu sakıncaları önlemek, doğru ve etkin bir şekilde diş fırçalamak ve diş ipi kullanımıyla mümkündür.

Genelde sabah bulantı ve kusmaları olan hamilelerde, ağız içindeki asidik ortam, dişlerde aşınma ve hassasiyetlere sebep olabilir. Bunu engellemek için ağız gargaraları veya en azından ağızın sık sık su ile çalkalanması önerilir.

Etkin ve doğru fırçalama elbette önemlidir; fakat kusmanın hemen arkasından ağızdaki ortamın asitliği maksimuma ulaştığından bu sırada dişleri fırçalamak mine yüzeyinde aşınmalara sebep olur. Yapılması uygun olan kusmadan sonra ağzı bol su ile çalkalayıp 20-30 dk bekledikten sonra dişleri fırçalamaktır.

Hamilenin sürekli diş fırçalamaktan midesi bulanıyorsa, en azından(!) su ile bol bol çalkalayarak ağzından asidi uzaklaştırmasını sağlamaya çalışmanın bile büyük faydası vardır.

Hamilelerde görülebilen iyi huylu dişeti tümörleri ise, hamilelik bittikten kısa süre sonra yok olur.

Bu süreç boyunca iyi beslenme, özellikle bol bol C vitamini ve B12 vitamini alınması, ağız ortamını güçlü ve sağlıklı yapar. Dişhekimi tarafından yapılan diş taşı temizlikleri ise: bu dönemde hem dişeti iltihabının oluşmasını engeller hem de dişeti tümörleri ve çürüğün meydana gelme ihtimalini azaltır.

Hamileler için 3. ve 6. aylar arası diş tedavileri ve rutin diş taşı temizlikleri için en uygun zamandır. Ağrı yapan, rahatsızlık veren bir problem varsa, hamile, jinekolog ve diş hekimi birlikte tedaviyi programlayarak ağrının ortadan kalkması sağlanmalıdır. Ancak, acil olmayan tedavilerin hamileyken yapılması pek tercih edilmez.
Çocuklardaki diş yaralanmaları, bazen kalıcı dişin tamamıyla yuvasından ayrılmasına sebep olabilir. Bu durumda çıkan diş ile birlikte acilen diş hekiminize gitmelisiniz. Bu esnada diş, bir bardak sütün içinde, eğer süt mevcut değilse, temiz bir su içinde muhafaza edilmelidir. Yarayı ılık su ile temizleyin. O bölgeye soğuk kompres uygulayın.

Varsa kırık diş parçalarını saklayın!!!!

Yer tutucu: Kimi zaman süt dişleri çürük , travma vb nedenlerle zamanından önce kaybedilebilir . Süt dişinin düşme yaşından önce çekilmesi gerekiyor ise yer kaybını engellemek için yer tutucu yapımına karar verilmelidir.

Yer tutucunun bakımı ve korunması:

- Yapışkan gıdalardan ve çiklet çiğnemekten kaçınınız.
- Diliniz ya da parmaklarınızla yer tutucuyu itip bükmeye çalışmayınız.
- Düzenli fırça ve ip kullanarak temiz tutunuz.
- 6 ayda bir mutlaka kontrole gidiniz.

Özetle Çocuklarda Ağız Diş Sağlığı İçin Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar:

1- Bebekler asla biberonla uyutulmamalıdır.
2- Emzik kullanımına bir yaş civarında son verilmelidir.
3- Çocuk birinci ve ikinci yaşları arasında diş hekimi ile tanışmalıdır.
4- Diş hekimi ile erken ve henüz sorun yokken tanışmak, çocukta olumlu bir imaj oluşmasını sağlar.
5- Dişler çıkar çıkmaz bunların fırçalanmasına başlamalıdır.
6- 21. Yüzyılın çocukları ihtiyaçlarının 3 katı şeker yemektedirler. Beslenmenin düzgün olması da diş sağlığının temel unsurlarındandır.
7- Günümüzde diş hekimlerinin en önemli görevi, çocuklara uygulayacakları koruyucu tedavilerle, onları çürüksüz bir geleceğe doğru yönlendirmektir.
8- Fluor ve Sealant çürüğe karşı tüm dünyada kabul edilmiş en güçlü koruyuculardır.
9- Çocuklar 7-9 yaşlarında ortodontik açıdan muayene edilmelidir.
10- Zamanından önce çekilen bir süt dişinin yeri sürekli diş gelinceye kadar mutlaka korunmalıdır.